« Önceki | Sonraki »

2/8/2008

ist-eklerim bitmiyor..

yazılası birkaç kelime bırak bana
yanyana gelince anlamsız olanlarından
bakarak yazılan mavi tükenmez olsun
içi bitince yenisi alınmayanından
bir yüklem birkaç sıfat
bir de öznesi olsun.
tekil,çoğul farketmeyeninden.
sen yazılası birkaç kelime bırak bana
gerisini ben hallederim.

27/6/2008

iste-klerim

 

 

 

   

 

 

    Geceyi gündüze bırakmadan, gündüzü gece yapan anı kap gel bana. Güneşin ilk ışıklarının nereden geldiğini düşünürken birden gözlerini kamaştıran parıltıyı da tut ellerinden. İkinin üçle toplamını al bana gelirken, suyun ateşle dansını, kalemin kâğıda olan aşkını, notanın müziğe aitliğini çal getir. İzin almadan.

 

 

   Yoklukların fark edildiği ne varsa istiyorum. Varlığıyla fark edilen her şeyi bırak gelirken. Aşılmayan duvarlar al parmaklarının arasına sımsıkı tutma sakın, un ufak olur sonra o sağlam betonlar. Bırakabileceğini hissettirerek kavra tahta blokları, sonra fırla. Koş. Bana getir.

 

    İğde suyunu karanfil gümeciyle kaynat, iki tane göz kırpması yay üzerine, ağzını sıkıca kapat sonra. Tırnaklarınla kazıdığın emeğini istiyorum. Toprak kalsın tırnak aralarında yıkamadan gel ellerini bana gelirken.

 

 Parmak uçlarınla yürüdüğün dingin ve metanetli yolları istiyorum. Yüzünün bana bakan tarafını da. Kaçırdığım uç bakışları, yakaladığım ayrıntıları ekle uç uca.

 

  Ankara’dan abisi gelen birinin bayram sevincini getir bana. Annesinin onu daha çok sevdiği nakarattan olsun mesela.

 

  Üç hafta sonu istiyorum. Bekle haftanın sonlarını. İki gün olsun. Çarşambayla Cuma yap sona kalanı, boya sonra mora pazarlara saklama molaları.

  

Dibi görünmeyen kuytu su kuyularının hemen dibinde biten yabani otları sök köklerinden, kuyuya hiç bakma gelirken. Gizemini kaçırma, böcekleri ürkütme diplerinden. Sulanmamış saksı diplerine koy onları. Sululuktan sonra susuzluğu çekilmez kılan olma sakın. Susuz kal sululuk yerine.

 

 

 Göz görmemiş sahil koylarını istiyorum. Geçmişe anı olarak bırakılmadan çekilmiş fotoğrafları ekle gelirken. Bir kompozisyon yaz bana. Başı sonu beli olmasın okurken. Öyle pat diye da konuya. Çek götür elinden konuşmasına izin verme kelimelerin. Sözcüklere sen hâkim ol cümlelerimi anlamlandır okurken.

 

 

 

 

 

 

  Kırılmamış düşler, ağlamamış çocuklar, tozu alınmamış tavan araları, biçilmemiş çimenler getir bana. Dallarının tüm gövdeyi kapladığı gür ağaçları, koşulası tarlaları, ucu bucağı gözükmeyen yayla sonlarını da istiyorum.

 

 

 Sokak ortasında uyunabilecek taşınabilir uykuluk yap bana. Kandırmasın hiçbir anne kızını uyumasın diye. Edilen dualardan sonra konuşulabilinen minik kâğıtlar hazırla bana sırası karışık olsun

 

 

   Su faturasının ödenebildiği kocaman bir dere geçir evimin önünden, zamanı kıyısına biriktir. Topla tüm eldeleri. Meleklerle konuşan yedi yaş altı çocukları topla sonra etrafına. Kazımasınlar hayallerini zaman sonra.

 El açıp edilen beş tane dua getir bana. Genel geçer her şeyi her zaman genelde hepsini kapsayanından olsun.

 

 

Senede bir gün görülen bir kişi istiyorum. Görülüp yoluna devam etsin diye. Tutmadan getir ellerinden. Ellerin bana kalsın dokunma hiçbir ele.

 

 

  Sakladığın tüm kuytularını ilmikle yüreğine, sırrını açığa çıkar getir bana. İstemediğim isteyemediğim isteklerimi tahmin et, sonra bir güzel unut onları. Uykunu kaçır, aklının iplerini salma dendiği gibi. İplerini düğümle kör gibi sağlam olsunlar. Çoğul ekleri ekle sonlarına çoğalsınlar tekillerin yalnızlığına bırakma onları.

 

 Devamını tamamlayabildiğin yarım hikâyeler getir bana. Sonu başından belli olmasın. Sürprizlere alıştır beni. Sonrada bir anda sürprizsiz bırak.

 

 Bir annenin çocuğuna olan sitemkârlığıyla darıl ban sonra da sarıl.

 

  Nedenini sormadan inan bana. İnandığınla kalma sonra. Didik didik et kendini parçalara böl, birleştirince ben olsunlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Tahtakurularını tahtasız bırak zehirsiz böcek ilaçları içir onlara. Tut getir bana ölümün sadakatini göster sonra.

 

 

 Matematikle bağ kur, payı paydaya ekle değeri hep yükselt kısa kenarı uzun kenarına çarp, bölmeyi hep sona bırak.

  

Gövdenin sol yanını al yanına aç içini koy gözlerini içine. Kapat sonra. Çıkar yerinden. Sök. Koş. Bana getir.

12/1/2008

GÜN

 

 gece gördüm düşü.

 gündüz uyku yokmuş

 yok olan bir uyku olsa...

 bir de düşün geceki hali

 gece bilmez.

 bir tek gündedir umudu.

 

 Okyanusun adaya bakanyamacında   geceler   soğuk olur.sahile vurduğundaysa deniz,geceleri soğuksa gündüzüne saklar sıcağını.gece nasıl karanlık ve kapatıcıysa gündüz de bir o kadar aydınlık ve açıcıdır.100 ler görür deniz gündüzleri ,kalabalık ve sıradan yüzler.gece   yalnız geceye aittir.işte bu yüzdendir gündüzün geceye ait olma dileği.

 ve sonra...

 gri aldığında hava her şey yapılası ve halledilebilesi gelir.güne adının neden gün olduğu hiç sorulmaz.gündüzün var olduğundan beri gecenin de var olduğunu bilmeden geceye sordu gündüz.yarım ve yarı.bulut ve gökyüzü gibi...gündüz var olduğundan beri gece de mutlaka olacaktı.

çünkü gecenin gelişi gündüzden belliydi

 

7/8/2007

fk

http://www.fotokritik.com/kullanici/?id=94095

 

çektiğim başka karaler,ziyaret edebilirsiniz

 

 

 

 

17/7/2007

'' -Tüh!,,

oda çok sorgulamamıştı.

ve hatta sormamıştı.

bir ünlemi bilirdi,

bir de virgülü.

nokta koymazdı cümlelerine

üçtü noktası yan yanaydı...

ya da hiç...

bitiremedi yarımları,

merak etti belki

düşündü sanki

bi 'niye?' diyemedi.

kesme işaretiyle bölünüp gitti zavallı

 

denizz

Kategorilerim

    Kategori yok

Arkadaşlarım

Blogcu ile yapıldı